Başucu kitapları benim için her zaman elimin gittiği, birkaç sayfa da olsa tekrar tekrar okuduğum, akıl danıştığım, bilgi aradığım kitaplar için kullandığım bir tabir oldu. Listem pek sabit değil. Yıllar içinde ilgi alanlarım geliştikçe ve değiştikçe onlar da değişmeye devam ediyor. Çocukken Samed Behrengi’nin ve Gülten Dayıoğlu’nun kitaplarını, lise ve üniversitenin ilk yıllarında Montaigne’in Denemeler ’ini ve Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu’nu tekrar tekrar okumuştum. Sonra Dostoyevski en yakın dostum oldu. Ardında Albert Camus, Wilheim Reich’in Dinle Küçük Adam’ı, Felsefe Sözlüğü, Mitoloji Sözlüğü ve işte böyle devam etti. Hiç vazgeçemediğim yazarlar var tabii; önce onlardan biriyle başlayalım:
SAİT FAİK ABASIYANIK BÜTÜN ESERLERİ YKY
Sait Faik Abasıyanık’ın bütün eserleri, o hayattayken yayınlanmış olanlardan ibaret. Çocukluğumdan beri Sait Faik’i çok severim. Her rastladığımda, her fırsatta yeniden okurum. Bazı öyküleri inceden bir şiir gibidir. Bazı şiirleri ise derin bir hikâye. Ve hemen her şey sevgi hakkında; sıradan insanın muhteşem öyküleri…
Kitap ilk dönem öykülerinden Semaver ile açılış yapıyor. Her ne kadar biraz yapay dursa da insan sevgisi ile bir sıcaklık yayar.
“Son Kuşlar” dan:
“Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı.
Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi” Varlık 378 1 Ocak 1952

