Sağlıklı mutlu olmanın yolları doğadan ve binlerce yıllık bilgelikten geçiyor. Burada özellikle yaşamımıza sağlayacağımız desteklerden; – yalnızca bitkisel şifa kaynaklarından değil – geleneksel Çin yöntemlerinden (akupunktur, meridyen terapi, chi-gong) enerji ve frekanstan da bahsedeceğim.
Okuduğum kitaplardan, aldığım eğitimlerden ve tabii görüp deneyimlediğim kadarıyla olmazsa olmaz on kuralımı sizlerle paylaşmak isterim.
Hayatı yaşamanın doğru ya da yanlış bir yolu yoktur. Bir bütünün, birin parçası olsak da her birimizin yaşam yolculuğu farklı olsa da birbirimize bağlıyız. Ne yaşadıysak olması gerektiği için yaşadık, yaşıyoruz. Değiştirmek isteğimiz unsurlar olabilir, sağlığımızı iyileştirmek ve mutlu olmak istiyorsak Einstein’ın dediği gibi hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyemeyiz. Sahip olduğumuz bu hayatı sağlıklı ve mutlu bir halde geçirmek için yapabileceğimiz birkaç şey var:
1 – İyi beslenme: Geleneksel tarım ilaçlarından arınmış gıdalar tüketmek, Paketli gıdalar ve fast food ürünlerden uzak durmak. çiğ sebze salata meyve tüketimi, sağlıklı protein kaynakları %30 ve pişmiş sebzeler ve tahıllar.
2 – Su: Yeterli iyi sular içtiğimizde astım, alerjiler, yüksek tansiyon, diyabet, sindirim sorunları, ağrılar, gastrit, kolit, osteoartrit, şişmanlık, depresyon, kolesterol gibi birçok rahatsızlık da iyileşmeler başlar.
3- Hareket: Eğer çok hareketli bir hayat sürüyorsak her gün esneme (streching) ve rahatlama egzersizleri yapılabilir. Eğer çoğunlukla oturuyorsak hafta da 3 -4 gün kardio egzersizleri ya da yürüyüş yapmaya başlamak iyi fikir olabilir. Bunun yanı sıra yarım saatte bir ayağa kalkıp 5 dakika hareket edilmesi de metabolizmayı harekete geçirir ve kaslarımıza oksijen gitmesine olanak verir.
4 – Uyku: İyi ve dingin bir uykuda kaslarımız, duyu organlarımız dinlenirken iç organlarımız kendini yeniler. Bunun için gece uykusu özellikle 23.00-03.00 arası uykuda olmak çok önemli. Her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalmak da vücut saatinizi ve metabolizmamızı dengeler.
5 – Nefes: Nefes egzersizleri akciğerlerin kapasitesini artırıp vücudumuza daha çok oksijen alımını sağlar ve hücrelerimizin yenilenmesini sağlar. Eğer doğru nefes alamıyorsak, nefes hakkında bilgi ve deneyimimiz yoksa bir nefes terapisti ile çalışmak en uygunu.
6 – Meditasyon: Düzenli meditasyon yapmak farkındalığımız artırır, bizi dinlendirir ve dinginleştirir. Ayrıca gece uykudan hemen önce yapılan bir meditasyon iyi bir uyku uyumamızı sağlar. Öz şefkati keşfetmeyi, iç huzurumuzu bulmayı, anda yaşamayı, akışta olmayı ve odaklanma yeteneğimizi artırır. Travmalarımızla yüzleşmeyi ve bağışlamayı ve şükretmeyi öğretir.
7 – Olumlu düşüncenin gücü: Sevgiyle yaptığımız her şey bizi ve çevremizi mutlu eder. Yaşamımızı iyileştirmek istiyorsak olumlu düşünmeyi sevgiyle hareket etmeyi öğrenmeliyiz. Çünkü düşünceler inançları, inançlar davranışları, davranışlar da çevre ile etkileşimi belirler. Zihni sağlıklı olanların, bedenleri de daha sağlıklı olur.
8 – Güneş: İçimizi ısıtan, olumlu bakmaya yönelten güneşin enerjisinin faydaları saymakla bitmez. Mümkünse her gün yüz, kollar ve ayaklar güneş görmeli.
9 – Bağlantıya geçmek: Bir topluluğa, kulüplere üye olup toplantılarına düzenli katılan insanların daha enerjik, canlı, iletişime açık oldukları saptanmış. Farklı görüşleri dinlemek, görüşlerini ifade etmek öz yeterlilik ve öz güveni artırır. Sağlık sorunları olan insanlarda ise daha hızlı iyileşme gözlenmiştir.
10 – Destekler: Hayatımızda her zaman doğanın şefkatine ihtiyacımız var. Onları sevgiyle ve şükranla kabul edelim. Bunun için terapi grupları, chi-gong (veya qi-gong), yoga, ayurveda, frekans cihazları, fitoterapi, aromaterapi gibi doğanın ve bilimin mucizevi kaynakları mutlaka kullanalım.
Peki neden rahatsızlanırız? Joe Dispenza’ya göre rahatsızlanmamızın 3 sebebi var:
FİZİKSEL: bedenimize iyi bakmadığımızda dengemiz bozulur ve kendimizi kötü hissederiz; kötü beslenme, hareketsizlik ya da aşırı fiziksel yüklenme, düzensiz yetersiz uyku, yetersiz su içimi gibi süregelen davranış bozukluklarından kaynaklanır. Örneğin, sürekli olarak yüksek topuklu ayakkabılar giyiyorsak bu bizi kısa dönemde mutlu etse de uzun dönemde çeşitli fiziksel rahatsızlıklara ve sonuçta zihinsel ve duygusal açıdan çeşitli durumlara sebebiyet verir.
KİMYASAL:
Kimyasal gübre ve ilaçlarla yetiştirilmiş gıdalar, rafine yağlarla üretilmiş gıdalar ve tabii paketli gıdalar. İçtiğimiz tüm kimyasal ilaçlar (antibiyotikler, ağrı kesiciler vs) ve tabii sigara…
Çevre kirliliği yaşadığımız ortamın temiz olmaması veya sürekli çamaşır suyu gibi toksik ürünlerle temizlenmesi, temiz olmayan ortamlar, akarlar, tozlar, polenler ve asbest gibi zehirli kimyasallara maruz kalmak; küf mantar üremiş binalarda yaşamak ya da çalışmak ve buna benzer başka kimyasal toksinler, önce fiziksel olarak ve giderek zihinsel ve duygusal olarak rahatsızlanmamıza neden olur.
DUYGUSAL: Yaşadığımız küçük büyük travmalar onları çözüp geride bırakamaz isek zamanla bedenin ve zihnin rahatsızlanmasına neden olur: trafik sıkışıklığı, kredi kartları, emeklilik kaygıları, çocukların eğitimi, kayıplar, tüm kederler…
***
Okuma önerileri ve bazı kaynaklar :










Burada sunulan yöntemler ve teknikler yalnızca bilgi vermek amaçlıdır. Herhangi bir hastalığın teşhisi ve tedavisi için tıp doktoruna başvurulmalıdır. Bu yöntemlerin güvenli uygulanması okuyucunun sorumluluğundadır.
